Hayatın İçinden

İnsanların Yalan Söylediği Nasıl Anlaşılır?

Gerçek hayattaki dedektif hikayeleri kadar ilgi çekici ne olabilir?

  • Yüz Okumak,
  • Tahmin Yürütmek,
  • Gerçeği Bulmak.

Tabii ki ciddi bir durum söz konusu olmadığı sürece, bu oldukça eğlenceli bir oyundur. Peki bazı dedektif tüyoları, çevrenizdeki insanların gerçekte kim olduklarını anlamanıza yardımcı olsa? Hayır! Yalanların her yerde olduğundan bahsetmiyoruz, size onları ortaya çıkarıp, kendinizi adeta süper güçleriniz varmış gibi hissetmenizden bahsediyoruz. İşte size karşınızdaki kişinin samimi olup olmadığını gösteren beş şey;

Yalancılar Kendilerinden Bahsetmekten Kaçınır!

Evet gerçekten de öyle. Neredeyse hiç kendilerinden bahsetmezler. Eminim hepiniz çocukluğunuzda, annenizin en sevdiği fincanı kırdığınız o komik durum hatırlarsınız. Peki ne demiştiniz? “Anne en sevdiğin fincan kırılmış, bak işte mutfakta yerde”!

Çok güzel. Çünkü ceza almaktan korkuyordum. Suçu üstlenmek söz konusu bile değil. Sanki bazı yetişkinler hala böyle davranıyor gibi değil mi? Fincanın kırıldığını şu şekilde söylememiz gerekirdi; “Anneciğim kazara en sevdiğin fincanı kırdım. Özür dilerim.” Bu davranış şekli herkes için geçerlidir. Söz konusu kişinin suçu doğaüstü güçlere ya da diğer soyut nesnelere atıp atmadığına dikkat edin. “Anne, mutfağa ayı girdi ve fincanı kırdı!”

Yalancının Konuşma Tutumu Olumsuzdur!

Yalancılar genellikle olumsuz ve karamsar olabilir. İşe ya da önemli bir toplantıya geciken insanların söyledikleri şeyleri bir düşünün. Eminim şöyle derler; “Özür dilerim, geç kalacağım. Araba kullanmasını bilmeyen bir sürü insan yüzünden trafik sıkıştı! Benim suçum yok!” Neden çok küfür edip kendilerinden başka herkesi suçlarlar biliyor musunuz? Tamamen psikolojik nedenle! Sergiledikleri olumsuz tutum, yalan söyledikleri için bilinçaltında suçluluk hissettikleri anlamına gelir. Kim derdi ki!

Yalancıların Açıklamaları Olabildiğince Basit!

Beynimiz her daim yardıma hazırdır. Bu durum karşısındakini kandırmaya hazırlanan kişiler için de geçerlidir. Yalancılar her şeyi olabildiğince basit şekilde açıklar. Çünkü beyinleri daha karmaşık bir yalan uydurmayı reddeder. Yargılar ya da değerlendirmeler, hesaplaması güç karmaşık şeylerdir. Sınavı geçememek buna iyi bir örnektir. Genellikle iyi hazırlanmadığımız için sınavın kötü geçtiğini biliriz. “Yeterince çalışıp hazırlanmadım” diye itiraf etmek oldukça basit olsa da böyle bir durumda sık söylenen yalan, “neden kaldım anlamıyorum ki!” olur.

Yalancıların Anlatım Şekli Karmaşıktır!

Açıklamaları gayet basit olmasına karşın yalancılar, gerçekçi olmak için yalanlarını gereksiz ama kulağa mantıklı gelen ifadelerle süsleyip anlaşılması güç ve karmaşık bir cümle yapısı kullanırlar. Belki onlara sorsak bu durumu, gerçeği söyleyip söylememek konusunda emin olmadıkları şeklinde açıklarlar ya da bir şey saklıyorlardır. Kim bilir! Gereksiz kelimelerle dolu aşırı karmaşık yapılı cümlelere dikkat edin. Yalancılar mahkemede kendilerini böyle ele verirler. Olası suç ortağının, ifadesini haklı çıkarmaya çalıştığı bir durum hayal edin. Eğer suçluysa savunmaya geçecek, olumsuz ve konuşkan olacaktır. Eğer masumsa hikayesi, karısı ve küçük köpeği ile iyi vakit geçirdiğinden ibaret olacaktır. Karşınızdaki kişi de buna benzer davranışlar gösterir. Dikkat edin!

Yalancılar Çok Sıradan Bir Hikâyeyi Aşırı Detaylandırır!

En son gittiğiniz alışverişi anlatın. Eminem şöyle bir şeydir; Markete gittim, almam gerekenleri aldım. Sonra eve gittim ve gece yarısına kadar en sevdiğim televizyon programını izledim. Gördünüz mü? Aşırı ve gereksiz detay yok. Ama bu durum bir yalancı söz konusu olsa, bambaşka olurdu. Tabii ki evden çıktı ve komşusu Mehmet ile karşılaştı.  Sonra tam beş dakika sohbet ettiler, sonra yolun karşısına baktı ve gök mavisi kamyoneti gördü. Birinin taşındığını düşündü. Marketten iki paket patlamış mısırla, bir torba patates aldı. Eve dönerken sigara içmek için üç dakika durmuştu ki, tıknaz ve komik komşusunun kızı Ayşe’yi gördü. Eve geldi ve iki saat yemek yaptıktan sonra, akşam yemeğini yiyip yatıp uyudu. Yalancılar ne kadar detay katarlarsa, hikayelerinin o kadar gerçekçi olacağına inanırlar. Oysa bu yanlıştır. Otomatikleşmiş ve alışkanlık haline gelmiş davranışlarımızı hatırlamayız. Bu durum için bir tüyomuz var: Eğer karşınızdakinden şüpheleniyorsanız, her şeyi en baştan anlatmasını isteyin. Eğer bu kişi yalancıysa, uydurduğu gereksiz detaylar arasında tuzağa düşecektir.

Son olarak; gözler asla yalan söylemez. İşte bu kadar basit. Diyelim ki, saydığımız bütün ipuçlarını denediniz ve sonuç karşınızdakinin samimi olduğunu gösteriyor. Ama siz hala emin olamıyorsunuz. Bu da olabilir! Artık, kişinin göz hareketlerini izlemekten başka bir seçenek kalmamıştır. Bilimsel olarak, yalan söylediğimiz zaman istemeden de olsa gergin oluruz. Bu da kalp atışlarımızın hızlanıp, göz bebeklerimizin büyümesine neden olur. Tüm yapmanız gereken, cevap beklediğiniz soruyu sorup, karşınızdaki cevap verirken dikkatlice onun göz hareketlerini takip etmektir. Cevabınız bu hareketlerde saklıdır. Bu arada; sadece göz bebeklerinin büyümesi değil, konuşurken göz teması kuramaması da kişinin yalan söylediğini gösterir.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı